AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “ABD’nin sadece Rum tarafını ziyaret etmesi veya bir ay içinde iki kere Yunanistan‘a artan bir şekilde tek yönü olan yardım açıklamaları bölge barışına hizmet etmez.” dedi.

Çelik, Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken düzenlediği basın toplantısında, Doğu Akdeniz’deki süreci yakından peşine düşüp takip etmeye devam ettiklerini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun bir aydan eksik bir süre içinde Yunanistan’ı 2 defa ziyaret ettiğini açıklayan Çelik, bu durumun ABD’nin bu meselelerde objektif duruşuna gölge düşüren bir girişim olduğunu söyledi.

Pompeo’nun Kıbrıs Adası’nı ziyaretinde Rum kesimini ziyaret ettiğini fakat Türkiye tarafını teamüllere aykırı biçimde ziyaret etmediğini anımsatan Çelik, bu durumun da tarafsızlığa gölge düşürdüğünü aktardı.

Çelik, Türkiye’nin çok yönlü bir diplomasiye açık olduğunu daima ifade ettiklerini, yalnızca son 1-2 hafta içinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Almanya Başkanı Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, AB Konseyi Başkanı Charles Michel, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve o kadar fazla liderle Türkiye’nin pozisyonunu izah etmek üzere görüşmeler gerçekleştirdiğini hatırlattı.

“ABD’nin sadece Rum tarafını ziyaret etmesi veya bir ay içinde iki defa Yunanistan’a artan bir şekilde tek yönü olan takviye açıklamaları alan barışına hizmet etmez.” diyen Çelik, ABD’nin dengeli politikasına tekrar dönmesi gerektiğini düşündüklerini vurguladı.

“Masada istemiyorlarsa sahada çözeriz”

tek taraflı olarak Rum kesiminin ziyaret edilmesinin Rum tarafının çözümsüzlük konusunda özendirme edilmesi anlamına geldiğine dikkati çeken Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Pompeo’nun yalnızca Yunanistan’a yardım ifade eden yaklaşımları kurulan diplomasi masalarında karşımızdakilerin yanlış şekilde yönlendirilmesi anlamına kazanç. Yanlış yönlendirmelerin etkilerini de Yunanistan’da görüyoruz. Her gün bir dayatmada bulunurken, her gün bir ön durum sürerken bütün bunlar yokmuş gibisinden Türkiye’ye birtakım şartlar önermeye kalkıyorlar. Türkiye her halükarda bir tartışma, diploması devletidir. Masada istiyorlarsa sorunları masada çözeriz, masada istemiyorlarsa sahada çözeriz. Bu, yargı ve menfaatlerimizi koruma konusundaki kararlığımızdan herhangi bir şekilde vazgeçtiğimiz anlamına gelmez. Türkiye muhatapları için en güvenilir bahis ve diploması devletidir lakin sahada tercih ediyorlarsa o konuda da Türkiye’nin kararlılığıyla herhangi bir şekilde kimsenin tepe ölçüşmesi olası olmayacaktır.”

Teknoloji üretimi

Çelik, suni akıl ve teknolojinin geldiği noktanın yepyeni bir döneme geçildiğini gösterdiğini açıklama etti.

Teknoloji ve oluşturduğu idareli değerin dünyada hiçbir zaman olmadığı dek hızlı bir şekilde ilerlediğini söyleyen Çelik, “Türkiye’nin hedeflerine ulaşması bakımından bu alanı peşine düşüp takip etmesi gerekiyor. Genç kardeşlerimizi bu alanla buluşturmak son derece kayda değer. Bu bakımdan ulusal teknoloji hamlesi olarak adlandırdığımız bu yolda belli adımlarla ilerliyoruz. Türkiye’nin yüksek katma değerli ve kritik teknoloji ürünlerini milli ve benzersiz olarak geliştirmesi ve yerli imkanlarla hayata geçirmesini tek tek sağlıyoruz.” şeklinde konuştu.

Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla Gaziantep’te gerçekleştirilen TEKNOFEST’in gençlerin teknolojiyle buluşması ve deneyap süreçleriye kendi projelerini hayata geçirmeleri açısından fazla önemli olduğunu aktardı.

Teknoloji geliştirme bölgeleri ve teknoparkların artmasını hassasiyetle takip ettiklerini anlatan Çelik, sayısı 85’e ulaşan teknoparklarda 8 binin üstünde firmanın faaliyet yürüttüğünü dile getirdi.

Çelik, tüm bu alanlardaki gelişmelerin Türkiye’nin geleceği ve oyun değiştirici bir ülke vasfını koruması açılarından son derece kayda değer olduğunu açıklama etti.

Çin baskısı altındaki Uygur Türkleri

Sözcü Çelik, dünyadaki gelişmelere bakarken insan hakları ihlallerinin laf konusu olduğu coğrafyaları da gözden geçirdiklerini bildirdi.

Çin Halk Cumhuriyeti’nin Sincan Uygur Özerk bölgesindeki Uygur Türkleri ve Müslüman azınlığa dönük politika ve uygulamalarının kuşkusuz defalarca gündemlerinde olduğunu vurgulayan Çelik, şunları söyledi:

“İnsan hakları ve inanç özgürlüğü açısından bu konuyu fazla yakından peşine düşüp takip ettiğimizin bilinmesini isterim. Çin’in 2017 yılında yürürlüğe koyduğu Aşırılıkla Uğraş Yönetmeliği, Uygur Türkleri ve Müslüman azınlıklara dönük son derece negatif uygulamalara sahip. Keyfi sorgulamalar, tutuklamalar, dini özgürlüklerin kısıtlanması, zorunlu Çince öğretimi, 1 milyondan fazla Uygur Türk’ünün eğitim kamplarında alıkonulması, Uygur ailelerinin Han kökenli Çinlilerle benzer çatı aşağı yaşamaya zorlanmaları gibi gündem konuları herkes tarafından takip ediliyor. Birlemiş Milletler’in ve birçok kurumun millet ayrımcılığının ortadan kaldırılması yönündeki raporları bu konuda son derece endişe duymamızı gerektiren bir takım tespitlere sahip.”

Çelik, Türkiye olarak Uygur Türkleri ile dini ırksa ve kültürel çok zinde bağlara sahip olduklarını anımsattı.

Uygur Türklerinin durumuyla yakından ilgilendiklerini anlatan Çelik, “Türkiye, Uygur Türklerinin ve Sincan bölgesindeki diğer Müslüman azınlıkların insan haklarına, inanç hürriyetlerine saygı gösterilmesini, buradaki kampların kapatılmasını durmadan Çin makamlarına bildiriyor. Bizim bu konudaki tek arzumuz Uygur Türklerinin Çin’de rahatlık ve refah içerisinde yaşamalarıdır, Çin’in gelişimine Çin toplumunun barışına, refahına, güvenliğine eşit vatandaşlar olarak katkı sağlamalarıdır.” diye konuştu.

Çelik, Uygur meselesinin saydamlık ve iş birliği içerisinde ele alınmasını açlık ettiklerini, bu çağrıları Çin tarafına da ilettiklerini vurguladı.

“Teröristlerle masumlar arasında fark yapılması gerekiyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Çin tarafı ile yaptığı görüşmelerde bu konuyu tekrar tekrar gündeme getirdiğine dile getiren Çelik, şunları kaydetti:

“Uluslararası toplantılarda Uygur meselesindeki hassasiyetimizi defalarca kayda geçiriyoruz. Bilhassa İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde de bu konuyu yakından peşine düşüp takip ediyoruz. Türkiye tek Çin politikasını destekliyor. Çin’in egemenlik ve toprak bütünlüğüne natürel ancak hürmet gösteriyoruz. Çin’in terörle mücadele hakkına hürmet gösteriyoruz fakat Uygur Türklerinin aleyhinde karşıya olduğu muameleler bu bağlamda değerlendirilemez. Teröristlerle masumlar aralarında fazla önemli bir ayrımın yapılması gerekiyor. Uygur Türklerinin haklarına saygı gösterilmesi konusundaki çabalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Bu konuda da Çin tarafıyla açık bir dille iş birliği içerisinde bu meselenin çözümü konusundaki çalışmalarımız, diyaloglarımız sürecek.”

(Sürecek)

Kaynak: Anadolu Ajansı / Mümin Altaş

About admin

Check Also

Son dakika haberi... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan '100'üncü yıl' genelgesi

Son dakika haberi… Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ‘100’üncü yıl’ genelgesi

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyetin 100’üncü yılı kutlamalarına ilişkin genelge kaleme aldı. Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *