Bahçeli: ‘Cumhur İttifakı siyaseti pazarlık üzerine inşa etmemiştir’

Bahçeli: “Cumhur İttifakı siyaseti pazarlık üzerine inşa etmemiştir”

ANKARA – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “MHP ile AK Parti Türk tarihinin iki ucunu bir sevdayla kavrayıp geleceğin parlak ve onurlu kucağına içten taşıyan iki kahraman halk eseridir. Cumhur İttifakı siyaseti pazarlık üzerine yapı etmemiştir. Cumhur İttifakı al-ver süreciyle kurulmamıştır. Cumhur İttifakı’nın müşterek paydası mevki-makam hırsı yok, Türk milletinin tarihi ve dokunulmaz haklarıdır” dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada korona virüs salgınına değindi. Sağlık Durumu Bakanlığının tüm imkanlarıyla çalışmalarını icra ettiğini, hükümetin vahametin idrakinde olduğunu ve uğraş sürecini çok sıkı tuttuğunu bildiren Bahçeli, maske, uzaklık ve temizlik kurallarına uymanın ayrıca kendi sağlığımız ayrıca de toplum sağlığı namına büyük bir sorumluluk olduğunu söyledi. Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri ve Afiyet Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamaları dışarıya hiçbir söz ve değerlendirmeye kulak asılmaması gerektiğine dikkat çeken Bahçeli, “Her kafadan çatlak seslerin çıkması gergin ve tedirgin bekleyişleri kuşkusuz tırmandıracaktır. Özellikle olgu ve ölüm sayılarında kuşku uyandıracak, nefret oluşturacak ipe sapa gelmez bakış paylaşanların bize göre samimiyetleri ihtilaflı, niyetleri ise kötüdür. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın bulaşıcı rahatsızlık kaynaklı vefatlarla ilgili Afiyet Bakanlığı’nı tekzip eden laçka ve layüsel açıklamalarının asalet edilecek hiçbir yanı yoktur. Böylesi bir dönemde bile siyasi çıkar ardındaki koşmak, devlet ile vatandaş aralarında güvensizlik oluşturmaya çalışmak gafilce bir yaklaşımdır. Afiyet Bakanımız canını dişine takıp geceli gündüzlü çaba ederken belediye işlerinden başka her şeye dil uzatan, her konuda manzara gösteren bu kendini bilmezin maksadı nedir? Yoksa CHP zihniyeti virüsün bulaşma hızından hoşnut mudur? Hatta kuvvetli sağlık daha alçak yapısının kısa sürede çökmesini mi beklemektedir? Virüsün bir siyaset ve ekonomik krize yol açması, demokrasi dışı arayış ve özlemleri tetiklemesi mi arzulanmaktadır? Nedir bu perişan CHP anlayışının istediği” diye konuştu.

“Kovid-19’un meslek hastalığı sayılması hususunda üzerimize düşeni yapacağız”

MHP olarak Bilim Kurulu’nun çalışmalarına ve Afiyet Bakanlığı’nın açıklamalarına güvendiklerini kaydeden Bahçeli, “Biz, Afiyet Bakanımızın insanüstü gayretiyle övünç ediyor, kendisine teşekkür ediyoruz. Doktorlarımızdan hemşirelerimize, hasta bakıcılarımızdan öteki bütün sağlık durumu çalışanlarımıza değin bütün kardeşlerimizin ardına kadar yanındayız, hepsinin destekçisiyiz. Kovid-19 hastalığının iş hastalığı sayılması hususunda TBMM’de üzerimize ne düşüyorsa yapacağımızın teminatını da kararlılıkla veriyoruz. Ne virüse teslim olacağız ne vandal emellere boyun eğeceğiz. Ne dış işgal cephesine tamamlanmış diyeceğiz ne iç işgal cephesine taviz vereceğiz. İstiklal diyeceğiz, istikbal diyeceğiz, insanlar diyeceğiz, vatan diyeceğiz, tek bir insanımızdan dahi katiyen vazgeçmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

“Cumhur İttifakı siyaseti pazarlık üstüne yapı etmemiştir”

“Birkaç haftadır korkakların, fitnebazların, dümencilerin, düzencilerin, kudurmuş emellerin sap yiyip saman öğüttüğünü bir hayli fazla görüyor ve şahit oluyoruz” diyen Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Özellikle Cumhur İttifakı’yla ilgili akla hayale sığmayan çirkin dedikoduları esefle, hayretle ve ibretle takip ediyoruz. Mandacılar vites yükseltmişler, vesayetçiler gaza basmışlar, işbirlikçiler pat diye davulun kasnağına vurmaya başlamışlardır. Cumhur İttifakı’nın kolonlarının çatırdadığını söyleyenlerden tutun da, ‘Bu dönüşte MHP’ye yer yok’ diyen kayıtlı korkaklara varıncaya kadar o kadar fazla şey yazılı, söylenmiş ve yorum olarak paylaşılmıştır. Bazıları da çıkıp ‘Bütün gelişmeler bir rota değişikliğine sinyâl ediyor’ diyecek değin zihin ve basiret noksanlığını kanıt etmiştir. Türkiye düşmanlarının sığınağı olan bir gazetede köşe yazarlığı yapan ürkek ve kiralık bir kalem sahibi, ‘Recep Tayyip Erdoğan Bahçeli’yi harcar, Bahçeli de Recep Tayyip Erdoğan’ı; zamanı var’ diyebilecek kadar fitnenin zehriyle zehirlenmiş, kör kütük halde kendinden geçmiştir. Çünkü bunların canı böyle istiyor. Çünkü bunların kirli amacı bunu muhabere ediyor. Kurdukları hayallerden bile araç gereç çalan zavallıların sözüne şeref edecek hiçbir vatan evladı olamayacaktır. Kaldı ama maruz kaldıkları hayal kırıklıklarını hiçbir alçı da tutamayacaktır. Şunu özellikle betimlemek isterim ama; MHP ile AK Parti Türk tarihinin iki ucunu bir sevdayla kavrayıp geleceğin aydınlık ve şerefli kucağına içten içeren iki kahraman halk eseridir. Biz harcarsak sadece hainleri, yalnızca Ali Kemal varislerini harcarız. Cumhur İttifakı siyaseti pazarlık üzerine yapı etmemiştir. Cumhur İttifakı al-ver süreciyle kurulmamıştır. Cumhur İttifakı’nın ortak paydası mevki-makam hırsı yok, Türk milletinin tarihi ve dokunulmaz haklarıdır. Cumhur İttifakı, cumhurun itibar nişanesi, cumhuriyetimizin kuruluş ruhunun nigehbanıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızla hukukumuz Türkiye düşmanlarının kafalarının almayacağı kadar tutarlı, dengelenmiş, hesapsız, plansız, ilkeli, iki taraflı hürmet ve muhabbete dayalıdır.”

“Cumhur İttifakı yaşayacaktır, reformları birbiri ardına hayata geçirecektir”

Bahçeli, Cumhur İttifakı’nın Türkiye’nin yegane umudu, yedi düvele aleyhinde güvencesi olduğuna uyarı çekerek, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin tüm kurum ve kurallarıyla kökleşmesi için gereklilik duyulan hukuk, yargı, ekonomi, sosyal ve diğer tüm reformlar Cumhur İttifakı’nın iki taraflı iradesidir. Kaldı ancak en büyük reform Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’dir. Cumhur İttifakı, cukka ittifakı değildir, kargaşa ittifakı değildir, çukur ittifakı değildir, çuval ittifakı değildir, çuvallamış bir ittifak hiç değildir. Bizim ittifakımız milletin ittifakıdır, tarihin ittifakıdır, bekanın ittifakıdır, milli ülkülerin ittifakıdır, ezcümle kızılelmanın, kutlu yarınların ittifakıdır. Mülevves maksat sahiplerine diyorum ancak o kirli ellerinizi ve nifak saçan dillerinizi Cumhur İttifakı’ndan derhal çekiniz, size buradan kemik çıkmaz. Cumhur İttifakı yaşayacaktır, reformları birbiri ardına hayata geçirecektir, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türk milletinin geleceğinin mimarı olacaktır” ifadelerini kullandı.

“PKK’yla anayasa eskiz metnini hazırlarken hiç mi şehitlerimizi aklınıza getirmediniz?”

Bahçeli, “İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemi özlemi çekenlere soruyorum, onu bunu bırakın da, mahremiyet içinde Türk’süz tüzük taslağını nasıl hazırladınız buna cevap verin? Atatürk’ü anayasadan çıkarırken hiç mi yüreğiniz sızlamadı? Vatandaşlık tanımını güncelleyip Türklüğü yok sayarken hiç mi utanmadınız? Türkiye’yi bölünmeye götürecek bir anayasal zemini oluştururken hiç mi pişmanlık duymadınız? Ülkücüleri düşman gören İP’in başkanı, bu zillete nasıl ortak oldun? Atatürk’ün partisi CHP’nin yöneticileri bu rezalete nasıl olur verdiniz? Türkçe’nin onuruyla oynamaktan hiç mi rahatsız olmadınız? Anadilde eğitim ihanetine hangi hakla yeşil ışık yaktınız? PKK’yla anayasa kroki metnini hazırlarken hiç mi şehitlerimizi aklınıza getirmediniz? Sizin iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem dediğiniz bu kepazelik midir? Cumhur İttifakı milletin makus talihini alt etmek için varken, zillet ittifakı milleti hükümlü etmek ve ayırmak için belirlenmiş ve kurdurulmuş karanlık bir siyasi mekanizmadır. Türk milliyetçilerine savaş açan İYİ Parti hangi yaraya merhem olacak? Pensilvanya projesi olan iyi kisveli kötüler mi Türkiye’ye umut taahhüt edecek? Türkiye Cumhuriyeti’ne karşısında cephe alan, ABD’nin yeni başkanından himmet dilenen, demokrasi çağrısı yapmasını istek eden yeni cins mandacıların partisi olan CHP mi ülkeyi dirliğe ulaştıracak? Geçiniz bunları, bırakınız bu masalları. Zillet mandacıdır, melanettir, vasi arayışındadır” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun her sözünün gerçek dışı, banal, uydurma, kriz ve kaosa yatırım olduğunu belirten Bahçeli, “Geçen haftaki grup konuşmasındaki suçlamaları, hafta baştan başa kendisinin ve CHP’li sözcülerin istismar ve yalanlara devam etmesi bir siyaset trajedisidir. Tekraren açıklama ediyorum; Alaattin Çakıcı benim dava arkadaşımdır. Bu bir. Alaattin Çakıcı şehidimizin oğludur. Bu iki. Alaattin Çakıcı vatan ve ırk sevdalısıdır. Bu üç. Alaattin Çakıcı üstüne atılı suçların bedelini yaklaşık 20 yıl cezaevinde kalarak ödemiş bir ülküdaşımızdır. Bu da dört. Kılıçdaroğlu anlar mı bilemem, gerçi anlatmak durumundayım. Ülkücüden mafya, mafyadan da ülkücü olmaz, olamaz. Kılıçdaroğlu’nun Alaattin Çakıcı’ya mafya lideri, yer altı dünyasının karanlık yüzü demesi bizim nezdimizde değil hükmündedir. Çakıcı, bebeklere kurşun sıkmadı, karakolları ateşe vermedi, askerimize, polisimize tabanca çekmedi, yollara mayın döşemedi, millete ve vatana ihanet etmedi” değerlendirmelerinde bulundu.

“İki suçlunun özgürlük bırakılmasını istemesi ihanete yataklıktır”

Bülent Arınç’ın, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala hakkındaki açıklamalarına tepki gösteren Bahçeli, “Bu terörist Demirtaş sevdasının taraftar ve yaygınlık kazanması hayra alamet bir koşul da değildir. Halen Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olan siyaset eskisi bir şahsın, televizyona çıkıp Sorosçu Osman Kavala ile terörist Demirtaş’a güzellemeler yapması kelimenin bütün anlamıyla eğrilik, hatta ahmaklıktır. Bu şahsın iki suçlunun bağımsızlık bırakılmasını istemesi suçluyu övmektir, suça iştiraktir, ihanete yataklıktır. Terörist Demirtaş’ı ve Kürt kökenli kardeşlerimizi tanımak için Devran isimli hikaye kitabının okunmasını öneren bu tedbirsiz terör propagandasını alenen, milletimizin gözünün içine baka baka yapmıştır. Sayın Arınç, biz Kürt kökenli kardeşlerimizi bir teröristin anlatıldığı kitaptan yok, hayatın bizatihi içinden, milletimizin şerefli mensubu olmalarından, anıda, acıda ve gelecekte birlikte olmamızdan tanıyor ve onlara baktığımız vakit tıpatıp kendimizi görüyoruz. Devran isimli kitap bir terör anlatısıdır. Devran isimli şahıs bir teröristtir. Yazan da teröristtir. Demirtaş’a masum gözüyle bakıyorsan, teröristlerin saldırısıyla şehit olan Yasin Börü’ye, Eren Bülbül’e, 11 aylık Bedirhan bebeğe ne diyeceksin? Emzikli bebeklerin öldürülmelerini nasıl anlatacaksın? Hamile kadınlarımızın kurşunlanmasını nasıl yorumlayacaksın? 6-8 Ekim olaylarında katledilen 53 insanımızı nasıl izah edeceksin? Sayın Arınç nereye gelmek, ne yapmak istiyorsun? Aslına mı çekiyorsun, nesline mi özeniyorsun? Nedir seni teröristlere sempatiyle baktıran? Sen Devran’ı bırak da Mehmetlere bak, belki olmayan vicdanın kanar. Sen terör kervanına girmeyi bir kenara bırak da, millet ne diyor, tarih ne diyor, şühedamız ne diyor ona uyarı et, bunları kendine rehber atama et. Özgürlükçü düşünelim diyor, yani aramak istiyor oysa, teröristler özgürlük kalsın, Türkiye’ye kast edilsin. Bu ahlaksız bir üslup, dikkatsiz bir önerge değil midir? Neyin özgürlüğü? Elinde silahla dağda gezene hür yok, milletin demir yumruğu layıktır. Bülent Arınç Türkiye’ye kim tuzak kurmuşsa, Cumhur İttifakı’na kimler hasımsa, iç barış ve huzur ortamını kimler dağıtmak istiyorsa onlara muhabbetle yaklaşmaktadır. Yolculuk olaylarının sponsoru olan Sorosçu Osman Kavala’nın, özgürlükçü düşünerek özgürlük kalmasını gündeme getirmek hangi hafıza ve mantığın ürünüdür” diye konuştu.

Bahçeli: 'Cumhur İttifakı siyaseti pazarlık üzerine inşa etmemiştir'Bahçeli: 'Cumhur İttifakı siyaseti pazarlık üzerine inşa etmemiştir'Bahçeli: 'Cumhur İttifakı siyaseti pazarlık üzerine inşa etmemiştir'Bahçeli: 'Cumhur İttifakı siyaseti pazarlık üzerine inşa etmemiştir'

Kaynak: İhlas Haber Ajansı / ABDULLAH SARİCA

About admin

Check Also

Eski CHP Milletvekili Muharrem İnce'den 'erken seçim' değerlendirmesi Açıklaması

Eski CHP Milletvekili Muharrem İnce’den ‘erken seçim’ değerlendirmesi Açıklaması

Eski CHP Milletvekili Muharrem İnce, bu yıl bir erken seçim ihtimalini görmediğini belirterek, “2022’nin bahar …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *