DÜ Adalet MYO Müdürü Dr. Ömer Ergün’den İstanbul Sözleşmesi açıklaması

DÜ Hak MYO Müdürü Dr. Ömer Ergün’den İstanbul Sözleşmesi açıklaması

Dr. Örgün:

“Sözleşmede dinin baskı arabulucu gösterilmesi kabul edilemez bir durumdur”

Bunlar da ilginizi çekebilir

Görüntü İstanbul'dan! Sosyal medyadan tek ses yükseldi: Harekete geçinGörüntü İstanbul’dan! Sosyal medyadan tek ses yükseldi: Harekete geçinCumhurbaşkanı Yardımcısı'ndan '10 milyon liralık Mercedes ile geliyor' eleştirisine yanıtCumhurbaşkanı Yardımcısı’ndan “10 milyon liralık Mercedes ile geliyor” eleştirisine yanıtSoymaya çalıştığı markette başına turşu kavanozu yiyen gaspçıdan güldüren ifadeSoymaya çalıştığı markette başına turşu kavanozu yiyen gaspçıdan güldüren açıklama

DİYARBAKIR – Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Belli Başlı Bilim Dalı öğretim üyesi ve Hak Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Ömer Ergün, İstanbul Sözleşmesinde bulunan, ‘Din, töre, örf ve adetler ve sözde iffet şiddetin kaynağını oluşturmaması lazım’ gibi cümlelerin kullanılmasının, sözleşmeyi kabul edilmez ayla getirdiğini söyledi.

DÜ Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Esas Bilim Dalı öğretim üyesi ve DÜ Adalet MYO Müdürü Dr. Ömer Ergün, İstanbul Sözleşmesiyle ilgili açıklamalarda bulundu. İstanbul Sözleşmesinin, Avrupa Konseyine üye devletler kadar hazırlandığını ve bir kısmı göre kabul edildiğini aktaran Dr. Ergün, sözleşmenin 2011’de hazırlandığını ifade etti. Dr. Ergün, Türkiye’nin sözleşmenin 2002 yılında hazırlanmaya başlanmasıyla sürece dahil olduğunu dile getirdi.

“Dinin baskı aracı gösterilmesi kabul edilemez”

Sözleşmenin kayıtlı maddelerinde olmaması gereken ve kabul edemez buldukları bazı cümlelerin olduğuna dikkat çeken Dr. Ergün, “Sözleşmede özellikle 5 ya da 6 yerde geçen kalıp bir tümce var ve bu kalıp cümlede, ‘Din, töre, örf ve adetler ve güya namus şiddetin kaynağını oluşturmaması gerekli’ ibaresi yer alıyor. Bunun anlamı sözde din kavramı şiddetin bir kaynağıymış gibi gösterilmeye çalışılmış bu da kabul edilmez bir durumdur. Ast bunu Müslümanlık ve İslamiyet açısında da söylemiyor, diğer dinler açısından da kabul edilebilir bir tümce değildir. Din adamları da din cümlesinin şiddetin kaynağı olarak gösterilmesini haklı olarak kabul etmiyorlar. Din kavramının böyle bir kalıp içerisinde kullanılmaması lüzumlu. Sözleşmede kullanılan cümle ve kavramlar özensiz ve akılsız bir şekilde kullanılmıştır” dedi.

“Örf ve adetlerin kökü kazılacaktır ifadeler öç almayı çağrıştırıyor”

İstanbul Sözleşmesinde, ‘iddiaya göre namus’ kelimesinin de çoğu yerde kullanıldığını vurgulayan Dr. Ergün, “Namusa değerinde atfeden bir toplum var ve sözleşmede ‘sözde namus’ diyerek bilhassa iffet kavramını değersizleştirmesi durumu ortaya çıkıyor. İstanbul Sözleşmesinde, ‘şiddete kaynak oluşturan örf ve adetler ile gelenek ve göreneklerin kökü kazınacak’ deniliyor. Derhal kökü kazınacaktır kelimesi karşısında taraftan bir öç alma gibi bir çağrışımda bulunulmaktadır. Hukukta ve kanun ile anlaşma hazırlanırken kullanılmayan bir cümledir. Bu hukuk açısında da kullanılmayan bir kavramdır. Sonuç itibariyle bu sözleşme kadına karşın hakların uluslararası bir ortamda kabul edilmesi anlamında değerlidir fakat içerisinde bahsettiğim baştan savma olarak kullanılan bazı kavramlar ve terimler sözleşmeyi kabul edilmez ayla getirmiş durumdadır” diye konuştu.

DÜ Adalet MYO Müdürü Dr. Ömer Ergün'den İstanbul Sözleşmesi açıklamasıDÜ Adalet MYO Müdürü Dr. Ömer Ergün'den İstanbul Sözleşmesi açıklamasıDÜ Adalet MYO Müdürü Dr. Ömer Ergün'den İstanbul Sözleşmesi açıklamasıDÜ Adalet MYO Müdürü Dr. Ömer Ergün'den İstanbul Sözleşmesi açıklaması

Kaynak: İhlas Haber Ajansı

About admin

Check Also

Samsun Büyükşehir komisyon toplantısı

Samsun Büyükşehir komisyon toplantısı

Samsun Büyükşehir Belediyesi komisyon toplantısında görüşülen 32 gündem maddesi, karara bağlanmak üzere meclise havale edildi. …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *