Koca: ‘Bu dönemin mevsimsel gribi artık Kovid’

Sıhhat Bakanı Fahrettin Koca, küresel dünyada grip aşı arzının yüzde 20 oranında arttığını belirterek, “Biz ne yaptık? 1,1 milyon geçen yıl yapıldı, biz bu yıl 2,3 milyona çıkardık. Peki şu asıl kadar kaç kişiye yaptık, 600 bin kişiye yapıldı.” dedi.

Koca, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığının 2021 bütçesi üzerindeki görüşmelerde, milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Görüşleriyle politikalarına yardım veren, eleştirileriyle toplumun daha iyi sağlık düzeyine ulaşması için çabasını ve niyetini ortaya koyan kurul üyelerine ve tüm milletvekillerine Bakanlık adına teşekkürlerini sunan Koca, sağlığın, iktidarı ve muhalefetiyle herkesin iki taraflı paydası olduğunu vurguladı.

Koca, görüşlerini paylaşan tüm milletvekillerinin bu kaygıyla hareket ettiğine inandığını ifade ederek, “Olumlu görüşleri de olumsuz görüşleri de daha iyi bir sağlıklı topluma varmak hedefimize karşın kayda değer katkılar olarak atfediyorum.” dedi.

Türkiye’de üretilen, birleşim edilen, devamında 3 firmanın da keza yerli olarak ürettiği Kovid-19 tedavisinde kullanılan ilaca ilişkin açıklamalarda yer alan Koca, “Benim kurucusu olduğum kuruluşla irtibatlı kılınarak bilhassa bunu adeta her gün dillendiren arkadaşlarımız var. Umarım bugün beni dinlediklerinde bu yanlışı bundan sonrası için tekrarlamazlar diye ümit ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Bakan Koca, sözlerine şöyle devam etti:

“USAŞ’a başlayan arkadaşın 2 dönem belediye başkanlığı, hem SGK il müdürlüğü yapmış geçmişi var. Sadece bir yıl zaman diliminde ders vermek üzere kurucusu olduğum üniversiteye gelmiş olan biri. Bugüne değin ola ki yüz kere bitmiş edildi lakin bir gün belediye başkanlığı ve SGK il müdürlüğü söylenmedi. Diğer arkadaş ise son 4 yılını Acıbadem Özel Sağlık Durumu Hizmetleri’nde yurt dışı işleri için koordinatör olarak tahsis alan, ondan önce 3 farklı hastanede atama bölge, 10 yılı özel sektörde geçen, yalnızca üniversitede ders tahsis etmek üzere 1-1.5 yılı geçen birisi. Bunu da özellikle söyleyeyim. Hastanelerdeki çalışması hiç konuşulmadı.”

“Hiçbir şekilde üniversiteyle asla bir sözleşmesi ve üstünlük ilişkisi değil”

Kovid-19 tedavisinde kullanılan bir ilaca yönelik açıklamalarda yer alan Koca, “Biz ilacı Çin’den 140 dolara alıyorduk ve bu ilacı yerlileştirmek istedik. Çünkü bu ilacı özellikle pandemide erken dönemde hastalarımıza belirlemek istedik. Son dönem uygulamalarımızda, geç dönem uygulamalarımızda bu ilacın artı faydasının olmadığını gördük. Hatırlarsanız o dönem, bu ilacın etkisini ilk olarak göreceğini açıklama etmiştik. Çünkü Çin geç dönemde kullanıyordu. Yoğun bakım döneminde bir faydasının olmadığı, bu ilacın erken dönemde kullanımının yardımcı olacağı düşünülerek rehberimize ilave edildi.” bilgisini verdi.

Koca, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu ilacı 140 dolar olduğu bilinerek, ilacın yaygın kullanımını karşılamak için yerlileştirme noktasında biz ısrarlı olduk ve bu ilacı sentezlemek üzere kurucusu olduğum üniversiteden bir öğretim üyesi dost bilinen bir firmaya sadece proje desteği verdi. Hiçbir şekilde üniversiteyle katiyen bir sözleşmesi ve üstünlük ilişkisi yoktu. Bunun altını bilhassa çizmek istiyorum. Bilhassa o dost da heyecanla bu ilacı üretme çabası içinde oldu Amerika’da uzun vakit bu konuda çalışan biri olduğu için. Devamında birleşim başarıldı. Bu ilacı alabilecek tek yer Bakanlık, yani kamu. 140 dolar olan ilaç için telaffuz edilen, 100 dolar oldu. giderken 3 farklı firma da ham maddesini ithal ederek müracaatını yaptı. Ben sizin kurucusu olduğum yerle ilişkili kıldığınız yere ruhsat verdim mi? Bunları ilk defa duyacaksınız ve ola ki de inanmayacaksınız. Dört firmadan bahsediyorum, 4 firma birbiriyle çaba, rekabet içinde olan firmalar. Bunların tümü bilir.”

Kendisinin nerede neyi konuştuğunu bildiğini dile getiren Koca, “Ben tek firmaya olmayacak, dedim. Öteki müracaat eden 3 firmayla birlikte verilecek, 4 firmaya verilecek, dedim. Ben çünkü ham madde ithalinin ne olduğunu biliyorum, maliyetinin 10 doları geçmediğini de biliyorum. O nedenle 13-14 dolardan da artı bunun fiyatı olamayacak. Yurt dışına istediğiniz fiyatı verebilirsiniz ama kamuya vereceğiniz fiyat onda biri olacak dedim. Yani, 23-24 dolardan artı olmayacak dedim. Bunu kabul etmiyorsan ruhsat değil dedim.” açıklamasında bulundu.

Koca, normalde bunun uygulanabilir bir şey olmadığına dikkat çekici ederek, şunları kaydetti:

“Ulus mantığında yapılabilecek bir şey değil. O işyeri kabul etmedi. Bunu çoğu arkadaşımız iyi bilir, çoğu yeri zorladılar ve en sonunda olmadığını gördüler. İki firma derhal kabul etti, 10 bin kutu ilaç vermeyi de taahhhüt ederek. Bu durumda o firma da 10 bin kutu verecek dedim ve 4 firmaya biz ruhsat verdik. O firmaya özellikle vermek isteyen kamudaki arkadaşlardan birisini de görevden aldım. Israrla benimle irtibatlı kıldığınız firmaya verilmemesini söyleyen ben, o kişiyi, 4 firmaya vereceksiniz ve bunun fiyatı 13-14 doları geçmeyecek. 140 dolar olan ve o işyeri 100 dolara vermeyi öneri eden firmadan bahsediyorum. Devamında 4 firmaya verildi ve 4 işyeri da 14 dolardan vermeye devam etti. O benim görevden alıp başka birisini atadığım kişinin verdiği ruhsatla alındı lakin görevden aldığım kişi şu lahza özel sektörde.”

Milletvekillerinin iyi niyetine güvenerek anlattığını belirten Koca, bu dediklerini Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) kendisine ziyaretinde de anlattığını söyledi. Koca, “4 firma, hemen 2 firmaya daha verdik 6 firma oldu. Bu firmaların hepsi neyin nasıl olduğunu iyi bilir.” diye konuştu.

Koca, hap için 4 firmayı ihaleye aldıklarını da belirterek, “O yüz dolar diyen benimle ilişkili kılınmak istenen firmanın verdiği fiyat 350 lira, vermedi; diğer 2 işyeri indirdi aşağıya. İkincisinde 200 liraya indirdi, vermedi. Bunları bugüne değin yaşamamışsınızdır fakat böyle oldu.” dedi.

“USHAŞ’ın Sağlık Durumu Bakanlığı namına aldığı bütün kitler 9,8 liranın üzerinde asla yok”

Kovid-19 tanısında kullanılan kitlere ilişkin tanımlama yapan Koca, “Kit meselesinde bizim yurt dışından aldığımız kitin karşılığı 8,75 dolardı. Bu kiti yerlileştirmek istedik. Bir firma yerlileştirdi, hatlarını da biz satın aldık lakin o nemli değil. Bu yerlileştirmeyle birlikte devamında bir ay sonra diğer üreten firmalar da oldu. Bu firmadan bizim aldığımız sayı neydi biliyor musunuz, 32 lira. Yerli üreten şu an aldığımız firmalara ‘Biz sizden almak istiyoruz’ dediğimizde 8 doların altına inmediler.” diye konuştu.

sonradan bu firmaların sayısının 12’ye çıktığını anlatan Koca, “32 liraya aldığımız kitlerin hepsini ihaleye sokarak 6 firma girdi. Fiyatı kaça indi biliyor musunuz, 9,8 lira. Niye? İki işyeri bilhassa rekabet ederek yurt dışına satışı kapatmak için fiyatı 9,8 liraya indirdi. Normalde maliyeti 9,8 lira değil. Peki, 9,8 liraya verdikten sonra bizim geçmişe karşın 32 liraya aldığımız kitler için ne yaptım ben? Geriye dönük 1,7 milyon kiti 9,8 liraya çektim. Kamuda bu yapılabilir mi, millet mantığında bu mümkün mü? USHAŞ’ın Afiyet Bakanlığı adına aldığı bütün kitler 9,8 liranın üzerinde asla yok.” açıklamasında bulundu.

Koca, sözlerine şöyle devam etti:

“Devamında bu firmalar tekrar ihaleye sokuldu. Firmalar çünkü 9,8 liradan bundan böyle atamak istemedi, diğer 3 firma da vermedi, 12 işyeri da vermedi, 1,65 dolardan vermek durumunda kaldılar. Devamında şu an kim veriyorsa, 4 firmadan alınıyor, 1,65 dolardan alınıyor. Fakat geçmişe dönük, pandeminin nisan ayından aldığım kiti 9,8 liraya, 1,7 milyon kiti geriye doğru dönük fatura keserek aldık. Kamu mantığında yeri yok, ben onu anlıyorum fakat bunu yaptım diyorum.”

“Mersin’de 22 Mart‘tan önce testi fazla olan bir vatandaşımız varsa lütfen çıksın söylesin”

Bakan Koca, Mersin’de birincil vakanın görüldüğüne ilişkin iddialara yönelik de buna ilişkin Adana’da, Mersin’de de yorumlama yaptığını hatırlattı. O vakit yaptığı konuşmalara işaret eden Koca, “Evet, bu sehven üretilmiş. Bunun içten olmadığı bilgisi de editör göre bildirildi. İki ay önce söylediğim şeyi söylüyorum. Şunu söylüyorum, şubat ayı denilen ay, Mersin’de yayında bahsedilen birincil vaka 25 Mart’tır. Şubat değil, yanlışlıkla şubat yazılmış. 1 milyon 840 bin Mersin’deki kardeşime seslenerek söylüyorum. Mersin’de birincil vaka 22 Mart’ta görüldü, şubatta yok.” bilgisini verdi.

Söz konusu vakanın bir avukat olduğunu ve tanıdık olmayan biriyle bağlantı sonucu enfeksiyonu aldığını belirten Koca, “Mersin’de 1 milyon 840 bin kardeşimize seslenerek söylüyorum, 22 Mart’tan önce testi artı olan bir vatandaşımız varsa lütfen çıksın söylesin. İddia ediyorum, 22 Mart’tan önce testi pozitif olan değil diyorum. Lütfen politikacılar sağlık durumu üzerinden siyaset yapmasınlar. 22 Mart’tan önce daha artı olan bir olgu çıkmadı. Hala şubat diye niye ısrar ediyoruz? Eyvah değil mi, niye siyaset yapıyoruz, sehven yapılmış, hatalı üretilmiş, editöre bildirilmiş. Değil, siz çıkarın. Hatası düzeltiliyor, söyleniyor, bunu hala ısrarla söylemenin anlamı değil ancak.” ifadelerini kullandı.

“Bu sene eczaneden sattırmadım, bununla ilgili hakkı olan kimse ona vermeliyiz diye”

Koca, grip aşılarının her ülke tarafından bir yıl öncesinden sipariş verildiğini söyledi.

Bakan Koca, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin geçen yıl arz ettiği grip aşısı bir milyon 300 bin, küsuratını söylemiyorum ama yapılan bir milyon 100 bin. Yani, geçen yıl eczanelerde parayla satışına müsade verildiği halde yapılan toplam aşı bir milyon 100 bin oldu, bir milyon 300 bini tedarik edilmiş olmasına rağmen 200 bin arttı. Parası olanlara veriliyor dediniz, parası olanlar almasın diye eczanelerden satmadım ben. Bu sene ben eczaneden sattırmadım, bununla ilgili hakkı olan kimse ona vermeliyiz diye. Dolayısıyla bir milyon 100 bindi. Dünyanın oranlarını söylüyorsunuz, haklısınız. Ama dünya bugüne kadar yoğun aşı yapıyordu. Küresel dünyada aşı arzı yüzde 20 oranında arttı, 2-3 kat artmadı, kapasite belirli. İngiltere 25 milyon yapıyordu, 30 milyon yaptı, Almanya 21 milyon yapıyordu 26 milyon yaptı. Biz de 1,3 milyon gibi daha önce yapılan bir oran olduğu için artırabileceğimiz sayı sınırlı. Biz ne yaptık? Bu süreçte 2,3 milyona çıkardık, yani 1,1 milyon geçen sene yapıldı, biz bu sene 2,3 milyona çıkardık. Peki şu ana dek kaç kişiye yaptık, 600 bin kişiye yapıldı.”

“Bu dönemin mevsimsel gribi bundan böyle Kovid”

Koca, aşının kimlere yapılması gerektiğine ilişkin Bilim Kurulu’nun çalışma yaptığı söyledi. Koca, “En riskliden başlayarak bu gruplar tanımlandı. Bu gruplar dışında, hemen söylüyorum burada olmayan 80 yaş üstünü de koyduk. Aşımız da 2,3 milyon. Eğer bu noktada böyle devam edersek 75, 70, 65 gibi altında içten indirmeyi şipşak planlıyoruz. 1-2 gün içerisinde de afiyet çalışanlarımıza da başlıyoruz.” dedi.

Her yıl normalde 42. haftadan başlayarak influenza sürveyansı yaptıklarını aktaran Koca, “Yani, oluyor mu, var mı, başladı mı diye her sene. Dünya yapar, biz de benzer şekilde. Şu an 47. haftadayız, yani 5 haftadır influenza değil. Şu an influenza değil diyorum.”

Bir milletvekilinin “olmayacağı anlamına gelmez” yönündeki eleştirisi üstüne Koca, “Gelmez lakin yok diyorum, sıkıntılı etmeyin insanları aramak istiyorum. Şu belli başlı dek 5 haftadır tarıyoruz, bu dönemde influenza değil. Her yıl bu dönemde çocuk poliklinikleri üstteki solunum yolu enfeksiyonundan geçmez biliyorsunuz. Şu an üstteki solunum yolu enfeksiyonu olan çocuk polikliniklerine gidin, çocuk poliklinikleri fazla sakindir. En yoğun olan yetişkin, dahili poliklinikler daha fazladır. Çünkü, Kovid daha artı. Bu dönemin mevsimsel gribi artık Kovid.”

Türk Eczacıları Birliği’nin (TEB) grip aşısı tedarik ettiğini ama izin verilmediği yönündeki iddialara ilişkin Koca, şunları söyledi:

“TEB’in 1,5 milyon aşı dediği normalde ruhsatlı olan aşıyı herkes getirebilir. Ruhsatlı olmayan aşı için Irk Sağlığından, Bakanlıktan müsade alınması gerekir. Bununla ilgili elimde belgeler var. TEB diyor ki, ‘Ben Hollanda menşeli bir firmadan 1,5 milyon aşı buldum. Bunun fiyatı 12 dolar. Bu işyeri, tarihi söylüyorum 31 Ağustos’da DMO’ya söylüyor, 11 dolara size veriyorum diyor.’ Bize firma 11 dolar diyor, TEB bize 12 dolar diyor, natürel buradan yüzde 4 komite alacak keza. Firmanın buraya verdiği önerge 12 dolar ve fazla yüzde 4 olacak. Ama yani işyeri bize 11 dolar veriyor. Sonra işyeri diyor ama okuyorum, ‘Bu Abbott firmasının Hollanda’da üretmiş olduğu aşıdan Türk Eczacıları Birilği ile de paylaşıldı. Tedarikçi depolardan imalatçı yetki belgesi aşının orijinal olup olmadığını kanıtlayan inceleme sertifikası, orijin sertifikası gibi belgeler sağlanamadığı için ürünün aslında olup olmadığı onay edilememiş, hem mevcutsa bile sahte veya bozulmuş olabileceği kaygısıyla tedariğinden vazgeçilmiştir.’ Işyeri diyor. Nerede aşı? Bu dek söylüyorum. Firmayla zaten bir ay öncesinden irtibattayız.”

Koca: 'Bu dönemin mevsimsel gribi artık Kovid'Koca: 'Bu dönemin mevsimsel gribi artık Kovid'Koca: 'Bu dönemin mevsimsel gribi artık Kovid'Koca: 'Bu dönemin mevsimsel gribi artık Kovid'

Kaynak: Anadolu Ajansı

About admin

Check Also

MHP'den, 'Yazılım Geliştirme Bölgesi' kurulsun teklifi

MHP’den, ‘Yazılım Geliştirme Bölgesi’ kurulsun teklifi

MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, ‘Yazılım Geliştirme Bölgesi’nin kurulmasını öngören yasa teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu. …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *