Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Kılıçdaroğlu gaza geldi’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun ‘adaylık çıkışına’ ilişkin, “Hani bizde hoş bir söz var ya; ‘Gaza geldi’ diye. Orada da gaza geldi. Gazı uğurlu olsun” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan ziyareti dönüşünde medya temsilcileriyle söyleşi gerçekleştirdi. Azerbaycan’a tarihi bir ziyaret gerçekleştirdiklerini gösteren Erdoğan, Karabağ zaferinin Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin tarihinde bir dönüm noktası olduğunu kaydetti. Karabağ zaferini getiren 44 jurnal uğraş süreci baştan başa Türkiye’nin anbean Azerbaycan’ın yanına olduğunun altını çizen Erdoğan, “Ben kesintisiz süreci kişisel olarak peşine düşüp takip ettim. Ilk Kez Dışişleri Bakanım, Ulusal Savunma Bakanım, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanım olmak üzere arkadaşlarım ilişkileri aralıksız diri tuttular. Bunun yanına, öteki ekiplerimizin oraya gidiş gelişleriyle, süreci yakından peşine düşüp takip ettik. İlham Aliyev kardeşimle aralıksız telefon diplomasimizi ayakta tuttuk. Arkadaşlarımız da sürekli sahada ve masada yoğun bir mücadele verdiler. Bu 44 günün perde arkası eminim yazılacaktır. Zaman, bu işin çok önemli bir şahidi olacaktır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karabağ zaferi ile Kafkaslar’ın tarihinde yeni bir sayfa açıldığına dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnanıyorum oysa bundan sonra alan tarihi yeni bir istikamette şekillenecektir. Üstünde çalıştığımız 6’lı platform herkes için kazan-kazan imkanı sağlayacak bir girişimdir. Ermenistan da bu sürece katılır ve olumlu adımlar atarsa Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde de yeni bir sayfa açılabilir. Yeni imkanlar doğduğu takdirde şüphesiz ki burada Ermenistan’ın kazancı da önemli manada artacaktır. Bundan en fazla da Ermenistan kazanacaktır.”

Azerbaycan ziyareti ve temaslarına ilişkin de bilgi veren Erdoğan, “Azerbaycan ziyaretimizde ikili ilişkilerimizi de ele aldık ve 5 anlaşma imzaladık. İlişkilerimizi bundan sonradan da her alanda geliştirmeye devam edeceğiz. ‘BMC AZ Şirketi ile Azerbaycan Otoyolları Devlet Acenteliği Aralarında Uzlaşma Protokolü’, ‘BMC Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile Bakü Ulaşım Başkanlığı Aralarında Uzlaşma Protokolü’, ‘Azerbaycan Ufak ve Orta Ölçekli İşletmelerin Geliştirilmesi Ajansı ile Türkiye Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Aralarında Mutabakat Zaptı’, ‘Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Medya Alanında Stratejik İş Birliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’ imzaladık. Keza, ‘Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Aralarında 25 Şubat 2020 Tarihinde Bakü’de İmzalanan Karşılıklı Vize Muafiyetine Dair Anlaşmaya Getirilen Değişikliklere Dair Protokol’ de imzalandı. Yani bundan böyle pasaportla yok kimlik kartı ile gidiş gelişlerin yapılabileceği bir işlem olacak. Yaklaşık Olarak Kuzey Kıbrıs ile olan gidiş gelişlerdeki uygulamayı burada da yapmış olacağız. Bu anlaşmaların açık havada, bilhassa müşterek yatırımların artırılması hususunda, ticaret ve turizm alanlarında çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Karabağ’ın baştan inşasında biz Türkiye olarak kayda değer bir rol oynayacağız. Gerek alt yapıda gerek üstteki yapıda atacağımız adımlar olacak. İnşallah bir yıla varmadan özellikle Karabağ bölgesinin her tarafta şekillenmesini sağlayacak adımların atılması yönünde bir karara da kıymetli kardeşim İlham Aliyev’le varmış bulunuyoruz” diye konuştu.

Medya temsilcilerinin sorularını yanıtlayan Erdoğan, bir gazetecinin “6’lı platformdan bahsettiniz. Sayın Aliyev’in önerisiydi. Siz de destekleyen mesajlar verdiniz. Ermenistan’a yönelik de bir çağrınız var. Rusya’nın yaklaşımı ne bu konuda? Sayın Putin’le görüştünüz mü?” şeklindeki soruya şu cevabı verdi:

“Sayın Putin buna olumlu yaklaşıyor. Aramızdaki telefon görüşmesinde, benim kanaatimin ne olacağını sordu. Ben de ‘Sayın İlham Aliyev buna olumlu yaklaştıktan sonradan benim açımdan da buna olumlu yaklaşmak önemlidir’ dedim. Hatta burada Gürcistan da gündeme geldi. ‘Bu çalışmayı olgunlaştıralım’ dedik. Kendilerine, buradaki basın toplantısında da açıklama ettiğim gibi, ‘Eğer Ermenistan bu süreci olumlu istikamette geliştirecek olursa, biz kapalı olan kapılarımızı da Ermenistan’a açarız. Çünkü bizim tek derdimiz, özellikle halklar arasındaki bölgesel barışa bir destek sağlamaktır. Burada da biz bölgesel barışı düşünüyorsak, bunu ele alıyorsak ve bu 6’lı platform bunu getirecekse, bize düşen görev de zaten bu kapıları açmaktır. Türkiye bu olgunluğa erişmiş bir ülkedir. Bizim siyaset anlayışımızda da bu zaten vardır’ dedik. Sayın Putin de bundan fazla fazla memnun oldu. İlham Aliyev kardeşimiz de ‘Siz ne derseniz ben ona uyarım’ dedi. Bu şekilde mutabık kaldık.”

“Dağlık Karabağ’da takriben 30 yıldır süren bir işgal var. Bu işgal sonlanır sonlanmaz Fransa Parlamentosu’ndan ‘Dağlık Karabağ’daki sözde yönetimi tanıma kararı’ çıktı. Fransa’nın tavrını nasıl yorumlarsınız? Fransa bölgede ne istiyor?” sorusuna karşılık Erdoğan, “Fazla açık ve net konuşacağım, Minsk Üçlüsü içerisinde dönem başkanlığını yürüten Macron’un bu sürece olumlu bir katkısı maalesef hiç olmadı. Burada da ne eyvah ama Fransa’nın Cumhurbaşkanı olarak hakikaten acemice tavırlar içerisinde. Fazla beceriksizce attığı adımlar nedeniyle de şimdi burada her şeyi birbirine kattı. Uyarı ediyorum, Macron’un siyasi yaşamında her yerden bir şeyler elde etme ya da sonuç gayreti var. Bakıyorsunuz, Lübnan’da her taraf yanmış yıkılmış, Macron Lübnan’a oradan talimatlar veriyor, oradan iş çıkarmaya çalışıyor. Yani hep durumdan vazife sonuç gibi bir gayret içerisinde. Ne oldu? Halk Lübnan’dan bunu az daha kovdu. Aynı şeyi darbeci Hafter’in yanına yer almak suretiyle Libya’da yaptı. Bir Berlin Konferansı yaşandı. Darbeci Hafter’i Birleşik Milletler tanımıyor fakat sen onun yanında yer alıyorsun! Sen demokrasiden yandan mısın, darbelerden yana mısın? Değişik tarafta ise meşruiyeti olan bir Serrac var. Senin Serrac’ın yanında yer alman lazım. Ama almadı. Orada durumdan vazife çıkarmak suretiyle bizimle dalaşmaya başladı. Orada bizim bir sivil gemimize saldırma ve bu sivil gemimize bir suç isnat etme yoluna gitti. Halbuki hiç alakası yok. Ama ‘Oradan ben nasıl Türkiye’ye bir çamur atarım?’ hesabı yaptı. Her şey ortaya konuldu, açıklandı fakat o buna karşın çeşitli ülkelerle irtibatlar kurarak oradan bize çamur atmaya kalkıştı. Tutmadı emrindeki. Yani Macron böyle bir kişilik. Dolayısıyla hemen Azerbaycan’la ilgili attığı adımlarda da hesapları burada da tutmadı. Özellikle Sayın Aliyev buradaki duruşuyla Macron’un hesaplarını alt üstteki etti. Bunun zararı kime olacak? Fransa’ya olacak. Niye? Fransa bugüne değin attığı adımlarla ilgili, mesela farklı alanlara yönlendirilmiş anlaşmalar vesaire dışında, olur ya Azerbaycan-Fransa ilişkilerini bitirmiş olacak. Siyasi tecrübesizlik budur. Siyasetin acemiliği budur. Macron da bir siyaset acemisidir. Zaten şu andaki bütün kamuoyu araştırmalarında da kendisini bitirmiş durumdadır” dedi.

Bir diğer gazetecinin “Rus uzlaşma gücünün Karabağ’a gelmesiyle alakalı Azerbaycan kamuoyunda bir üzüntü söz konusuydu. Türkiye’nin sürece dahil olmasıyla bu endişe birazcık giderildi. Bundan sonraki süreçte Azerbaycan Türkleri, bu endişelerinin adamakıllı giderileceği şekilde Türkiye’nin fiili varlığını görebilecek mi?” sorusuna Erdoğan, şöyle cevap verdi:

“Biliyorsunuz bizim zaten Azerbaycan’la askeri eğitim noktasında da bir anlaşmamız var. Son olarak bu anlaşmayı zaten Meclisimizden de geçirmiş bulunuyoruz. Bu iş birliğimizle de bir kere eğitim-öğretim noktasındaki anlaşma aramızdaki dayanışmayı çok daha öbür bir platforma taşıyacaktır. Bununla ilgili Rusya’yla da aramızdaki bağları bir dayanışma içerisinde adeta pekiştirdik. Bunu Sayın Putin’le de görüştük. Türkiye acilen Azerbaycan topraklarında bu eğitimi-öğretimi yapabileceği gibi, zaten Azerbaycanlı askerler daha önce de ülkemize gelip eğitim-öğretim alıyordu, yine alabilecekler. Tüm bunlar aramızdaki dayanışmayı da pekiştirecektir. Zaten bizim aramızda istihbarat meslek birliği vesaire, tüm bunlar var. Yani inşallah Azerbaycan Türkiyesiz olmayacak ve bu dayanışmamız her alanda devam edecek. Azerbaycan’la siyasi, askeri, ekonomik, kültürel, diplomasi, her alanda bu meslek birliğini sürdüreceğiz. Sadece başkanlar düzeyinde değil bütün bakanlarımız, öteki birimlerimiz de bu iş birliğini cansiperane devam ettirecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Azerbaycan’da imzalanan anlaşmalardan biri de iki ülke arasında bir medya platformu kurulmasına yönelikti. Bu şayet de iki ülke arasında bir birincil olacak. Türkiye’nin bu oluşumdan beklentisi nedir?” sorusu üstüne daha önce de Türkiye-Pakistan-Malezya aralarında böyle bir adım attıklarına uyarı çekerek, “Acilen bunu daha öbür şekillendirmeye karşın bir çalışmamızı İletişim Başkanlığımız devam ettiriyor. Şu Anda Azerbaycan’daki bu gelişmeler nedeniyle, İletişim Başkanlığımız ve Azerbaycan’daki muadili kurum arasında yapılan bu anlaşma, süreci fazla daha zenginleştirecektir. Çünkü Azerbaycan’ın böyle bir dayanışmaya, böyle bir ittifaka ihtiyacı ciddi manada var. Bölgeyle ilgili zaten böyle bir şeye gereksinim var. Bunu inşallah çabucak geliştireceğiz ve dahası alt bunu zenginleştireceğiz. İletişim Başkanlarımız, aralarında görüşmek suretiyle, buraya hangi ülkeler katılırsa daha zinde ayla geleceğinin çalışmasını da yürütecek. Bu örneğin Pakistan mı olur, yoksa diğer bir ülke mi olur; bu çalışmaları da devam ettirmek suretiyle, inşallah bu yapılan anlaşmayı daha varlıklı hale getireceğiz” açıklamasını yaptı.

Bir diğer gazetecinin, “ABD de Avrupa Birliği de müttefikimiz. Ama son yıllarda her iki taraftan da durmadan yaptırım tehditleri alıyoruz. ABD CAATSA yaptırımlarını uygulamayı planlıyor, Avrupa Birliği de yaptırımları ele alıyor. Bu tehdit dilinin aşağıda yatan nedir?” şeklinde yönelttiği soruya karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Fiilen yanıt sizde var. Türkiye bir NATO ülkesidir. Amerika da bir NATO ülkesidir. Kaldı ancak NATO’nun birincil 5’i içerisinde Türkiye manâlı bir ülkedir. Yani bayağı bir ülke değildir. Lüzum Sayın Trump döneminde gerek Sayın Obama döneminde tekrar tekrar iftiharla ‘Türkiye gibi bir NATO ülkesine sahibiz’ denilirken, hemen Amerika’nın kalkıp CAATSA diye bir olayla Türkiye’yi karşısında karşıya getirmesi, bir defa NATO’daki fazla kayda değer bir ortağına yapılan bir saygısızlıktır. Ben olaya böyle bakıyorum. acilen Trump bu işi bırakmadan bu hangi konuma varır onu bilemiyorum lakin ben 4 takvim Trump döneminde Amerika ile herhangi bir sıkıntılı irtibat kurmadım. Bütün aksine çok daha olumlu adımlar attım birçok konuda. Değişik tarafta Sayın Obama’nın -oysa bir Halkçı- 8 takvim döneminde de ben onunla çalıştım. ‘Benim dünyadaki birincil 5 dostum aralarında en önemlilerinden bir parça başına Erdoğan’dır’ dediği kişiyim. şimdi Demokratlar iş başına geliyor. Dolayısıyla ne oldu da hemen Türkiye’ye böyle bir CAATSA yaptırımına gidilecek? Kaldı ancak Biden, evimde beni rahatsızlığımda ziyaret eden birisidir. Kendisiyle Amerika’da birkaç kere görüşmüş birisiyim. Beni iyi tanıyan birisi. Ben de onu iyi tanıyorum ama bir defa bir açıklaması oldu, ben cevap dahi vermedim. Şu Anda böyle bir şey, dünyada siyasiler arasında katiyen tevessül edilmeyecek bir konudur. Fakat ben bazı şeylere alıştığım için diyorum oysa Amerika’da devir teslim yapıldıktan daha sonra herhalde akışı çok daha iyi göreceğiz. Onun için bize düşen ‘men sabera zafera’; sabredeceğiz ve göreceğiz.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Dinleniyorum’ çıkışının sorulması üstüne Erdoğan, “Buna en güzel cevabı Sayın Bakanım verdi. Yani böyle bir şey varsa, eğer sen de ciddiysen, yapman gereken ne? Bunu bu şekilde medya önünde seslendirmek yok. Bu işin mercii yargıdır. Belgeyle, bilgiyle bunu yargıya bildirirsin. Lakin diyorum ya; bu daha hala siyaseti öğrenemedi, bilmiyor bu işi. Tek bildiği bir şey var; akşam yalan, sabahtan yalan; iftira kötüleme. Diğer bir şey bilmiyor. Burada da iftirada bulunuyor. Hadi git yargıya. Yargıya anlat bunu. Seni kim, nerede, ne zaman dinlemiş? Yargıya anlat. Ona göre de gereği yapılır. Nitekim bakanım da bunu gayet güzel bir şekilde söyledi. Olay bu” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun ‘cumhurbaşkanlığı adaylığı’ çıkışına ilişkin, “Hani bizde güzel bir laf var ya; ‘Gaza geldi’ diye. Orada da gaza geldi. Gazı şanslı olsun” değerlendirmesini yaptı.

“2018’de il başkanları toplantısında ‘Sıfır Atık Vakfı kuracağız’ demiştiniz. Hemen Çevre Ajansı adında bakanlık bünyesinde kuruluyor. Hayaliniz gerçek oluyor. Geçtiğimiz hafta da Çevre Kanunu’nun 12 maddesi Meclis’ten geçti. Kalanı inşallah bütçe görüşmelerinden daha sonra geçecek. Sizce bu adımlar, hanımefendinin de himayesine aldığı ‘sıfır atık’ sisteminin çalışmasına muavin olur mu? Beklentileriniz nelerdir?” sorusuna Erdoğan, şu cevabı verdi:

“Şu Anda ben eşimin elinden, adımları atılmış böyle hoş bir işi alamam. O onun hakkıdır. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte tekrar o işi kendisinin de vakıf namı altında, ajansla da bütünleşerek yürütebileceğine inanıyorum. Çünkü o işi doğrusu çok seviyor, az kalsın kendini o işe adamış vaziyette. Tabi orada bize de ne düşerse eşime ve bu konuda devir alacak olan tüm arkadaşlara inşallah yardımcı oluruz. Çünkü bu kısa sürede bunun getirilerini gördük. Doğrusu ülkemiz için bu sıfır atık projesi çok büyük getiriler ortaya koydu. Hele hele böyle bir kurumsallaşmada çok daha manâlı getirisi olacağına inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Paris İklim Anlaşması ile ilgili 2015’te Paris’teyken müzakerelerde sizin Türkiye namına birtakım talepleriniz olmuştu ve yerine getirileceği taahhüdü verilmişti ama hala maalesef yerine getirilmedi. Son G20 Zirvesi’nde de siz bu konuda şerh düştünüz. Acaba müzakereler devam ediyor mu? Anlaşmayı Meclis’ten geçirmeyi düşünür müsünüz?” sorusu üstüne, “Şu Anda bu konuyla ilgili (eski Fransa Cumhurbaşkanı) Hollande maalesef verdiği sözü tutmadı. Bize dedi fakat “Biz gelişmekte olan ülkeler statüsünde size yapılması gereken destekleri yapacağız.” Ne Merkel ne de Hollande bu sözü tutmadı. Tutmayınca da ben ondan daha sonra bu konuyla ilgili yapılan her toplantıda dedim fakat ‘Bak sözünüzü tutmadınız. Sözünüzü tutmadığınız için ben buna imza atmam. Fakat sözünüzü tutar da Türkiye’ye yapılması gereken desteği yaparsanız, o vakit imzayı atarım.’ Acilen Suudi Arabistan’daki G20 toplantısında tekrar bunu yerine getiremediler. Daima bize dayatma yapmaya çalışıyorlar. İşte ‘Bu 20’de 20 çıksın. Bunu başaralım’ diyorlar. Dedim fakat ‘Yani kusura bakmayın, 20’de 20 çıkacaksa, 20’de 20’nin vereceği onayla bunun çıkması lüzumlu. Siz bu onayı vermiyorsunuz, bizi köşeye sıkıştırıp ‘gel işte buna evet’ de ve ‘Riyad G20 toplantısı başarılı bir şekilde sonuçlandı desinler’ diyorsunuz. Hayır. O süre ne olacak? İşte Paris’teki toplantıda, ‘orada şöyle olur, böyle olur vesaire.’ Ne oldu? Bizim imzamız olmadan 19’la bu çıkmış oldu. Derhal Londra’da yapılacak olan toplantıda bu konu yine önümüze gelecek. Ast biz orada şerhimizi en geniş manada ortaya koyacağız. Çünkü bizi gelişmiş ülkeler statüsünde tuzağa devirmek istiyorlar. Olay bu” dedi.

Hayvanları koruma kanununa ilişkin Erdoğan, şu anda çalışıldığına ve geri adım atılmayacağına dikkat çekerek, bütçeden sonradan çıkabileceğini belirtti. Ekonomi ve hukukta yeni reform süreci hakkında Erdoğan, şu bilgileri verdi:

“Bakın son işsizlik rakamları açıklandı. İşsizlikte bir düşüş söz konusu. Hamdolsun üçüncü çeyrekte büyümede ciddi bir sıçrama göz önünde. Yani şu anda ibre olumlu istikamette gelişiyor. Tabi burada her birimin üstüne düşeni hakkıyla yerine getirmesi halinde bizler şu korona döneminde mesafeyi ivedi kapatırız diye düşünüyorum. Çünkü Türkiye’nin altyapısı buna müsait. Bizim bu noktada bir sıkıntımız yok. Ama nasıl oysa bütün dünya acilen bir sıkıntının içinden geçiyorsa yan fakat bunun bizde de yansımaları var. Fakat ben şuna eminim; daha da iyi olacağız. İhracatta iyi bir konumdayız. Her şeyden önce özellikle teknolojideki gelişmelerimiz, savunma sanayiindeki ihracat kalemlerimiz her an kesintisiz artmaya devam ediyor. Yani biz leblebi, çekirdek veya buğday gibi ihraç kalemlerine dayalı bir ülke değiliz. Bizim bundan böyle Türkiye olarak bundan daha sonra gücümüz ağırlıklı olarak teknolojiden geliyor. Yan bu ileri teknoloji hamdolsun Türkiye’yi farklı yere içten taşıyor. Hemen bizim bunu çok iyi değerlendirmemiz lüzumlu. Buradan bulacağımız güçle de inşallah kendimizi toparlayacağız. Onun için 2021 fazla çok manâlı. İnşallah 2022’ye de fazla çok farklı girmeliyiz.”

Erdoğan, “Hukuk reformu konusunda bir yıllık var mı? İnsan Hakları Eylem Planı’nda?” sorusuna karşılık şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu konuyla ilgili hukuk reformuna yönelik Külliye’deki o toplantıda bunların hepsini A’dan Z’ye açıkladım. Hakimler, savcılar, avukatlar, hepsiyle ilgili neler yapacağız; hak ve özgürlükler konusunda neler yaptık, neler yapıyoruz, neler yapacağız; bunların hepsini açıkladım. Son olarak Adalet Bakanım bütçe müzakerelerinde de açıkladı. Bundan sonraki süreçte de inşallah aralıksız bunları açıklamaya ve düzenlemeleri yapmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni korona virüs tedbirlerinin gelip gelmeyeceği konusunda şunları söyledi:

“Bilim Kurulumuz bu konuda son durumu ölçmek üzere sürekli toplanıyor. Lakin derhal dünyanın her yerinde maalesef ciddi bir bezginlik var. Tabi biz bundan böyle bilhassa aşılara hemen hemen endekslendik. Biliyorsunuz acilen Çin’den ilk etapta 10 milyon doz aşı gelecek, bunu 50 milyona tamamlayacağız. Bunların ödeme planıyla ilgili imzayı da atmış durumdayım. Bu uygulamadan sonra temenni ederiz fakat inşallah alınacak olumlu netice zaten kısa zamanda kendini gösterecektir. Fakat bütün mesele burada lüzum gönüllülük konusuna hassasiyet gösterilmesi lüzum 65 yaş üstü ile ilgili planlamalarımıza halkımızın uymasıdır. Tüm bunların açık havada yeniden bir diğer durum da hemen cuma akşamından başlayıp pazartesi sabahına değin yaptığımız uygulamaya halkımızın uymasıdır. Burada tereddütsüz bir alaka, alaka bekliyoruz. Çünkü Bilim Kurulumuzun da tavsiyesi; ‘evimizde bulunmaktan diğer şu an çıkış yolumuz değil’ diyorlar. dahası tabii zaman zaman maalesef bir takım yerlerde toplu bulunmalar var fakat bu konuda da İçişleri Bakanlığımız çok kararlı. Yine söylüyorum özellikle bu işlem içerisinde sigara, nargile içenlere, bunların hastalarına tavsiyem bunlardan kaçınmalarıdır. Çünkü sigara da nargile de akciğerin bir numaralı düşmanıdır. Yani doktorlar nereye bakıyor? Akciğer tutulmasına bakıyor. Yani orada bir tutulma varsa diyor fakat bu ağıra gidiyor, bıkkınlık var. Şimdi buna da benim vatandaşımın dikkat etmesi lüzumlu. İçme şu meredi ya. Sigarayı, nargileyi içme. Kendi kendinin katili oluyorsun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin Covid-19 aşısının alt etkilerinden üzüntü edenlerin olduğunu belirtmesi üstüne, “Ben inşallah başladığımızda aşıyı olacağım” dedi.

“Çin aşısıyla ilgili endişeleri giderecek bir mesajınız da olur mu?” sorusuna ise Erdoğan, “şu anda biz Çin’le bu anlaşmayı yaptık. Çin’deki bu firma da dünyada kendini ispatlamış bir işyeri. başkaca kendi çalışmamız var biliyorsunuz. bundan başka umulan Almanya’daki iki Türk’ün, yani Uğur Bey ve eşi Istek Hanım’ın beraber yaptığı alıştırma var; BionTech ve Pfizer çalışması. Üçlemiş olacağız o vakit lakin birincil etapta elimize geçecek olan bu Çin’deki firmanın aşıları. Oradan gelecek olan birincil aşılarla adımı inşallah atalım diyoruz” cevabını verdi.

Hafta sonu sokağa çıkma kısıtlamasının genişletilip genişletilmeyeceği ile alakalı olarak Erdoğan, “Bizim Bilim Kurulu’nda böylece bir şey değil. Bizim Bilim Kurulu’nun bize söylediği, hemen hafta sonlarında, yani cuma akşamı 9’dan itibaren pazartesi sabahı 5’e değin eve kapanalım. Dediği bu. Buna uyuyoruz” açıklamasında bulundu.

FETÖ ile mücadelede gelinen son noktayı paylaşan Erdoğan, “Bilmiyorum derhal muhatap olmaya yönelik bir değerleme yapmam içten olur mu ama biz hemen FETÖ terör örgütü ile mücadelede, yoğun bir şekilde, Güvenlik Teşkilatı içinde, Silahlı Kuvvetlerimizin içinde Jandarma Teşkilatımızın içinde ne bulursak gereğini yapıyoruz. En son biliyorsunuz 300 civarında yakalandı, alındı. Yine alınmaya devam edecek. Yani biz kimsenin bu terör örgütüyle ilgili ağlamasına sızlamasına bakamayız ve bu konuda acınacak şey düşünemeyiz. Niye? Çünkü bizim için PKK terör örgütü neyse, diğerleri de aynıdır. Bu noktada da görevimiz hemen müdahaledir ve bu müdahalemizi de yapacağız. Çünkü bu ahali bunlardan çok çekti. Bunlara asla fırsat vermeyeceğiz” dedi. – ANKARA

Kaynak: İhlas Haber Ajansı

About admin

Check Also

Davutoğlu'ndan saldırıya uğrayan Özdağ'a 'geçmiş olsun' ziyareti

Davutoğlu’ndan saldırıya uğrayan Özdağ’a ‘geçmiş olsun’ ziyareti

-Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu‘nun açıklamaları -Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun ayrılması Davutoğlu’ndan …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *