Son dakika haberleri… 2021 bütçe görüşmeleri

2021 bütçe görüşmeleri

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay:

“Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi rejimle değil, yürütme görevini yerine getirecek organlarla ilgilidir. Kuruluşundan bu yanlamasına rejimimiz demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkelerine dayanmaktadır”

“Yurt içinde gerçekleştirdiğimiz başarılı terör operasyonları ile Uzlaştırma Pınarı, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı gibi sınır ötesi operasyonlarımızda, insansız hava araçlarımız ilk olarak almak üzere milli savunma ürünlerimiz, kahraman ordumuzun gücüne zor katmıştır. Bugün tüm dünyanın imrenme ile takip edeceği ve Türkiye‘yi dışa bağımlılıktan kurtaracak gelişmiş hava savunma sistemlerini de geliştirebiliyoruz”

ANKARA – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Yurt içinde gerçekleştirdiğimiz başarılı terör operasyonları ile Barıştırma Pınarı, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı gibi hudut ötesi operasyonlarımızda, insansız hava araçlarımız ilk olarak almak üzere milli savunma ürünlerimiz, kahraman ordumuzun gücüne güç katmıştır. Bugün tüm dünyanın gıpta ile takip edeceği ve Türkiye’yi dışa bağımlılıktan kurtaracak gelişmiş hava savunma sistemlerini de geliştirebiliyoruz” dedi.

Oktay, 2021 Merkezi Idare Bütçe ve 2019 Emin Hesap Kanun Teklifi görüşmelerine katıldı ve milletvekillerine Cumhurbaşkanlığı ve yan kuruluşların bütçelerine ilişkin sunum yaptı. Oktay, CHP Sözcüsü Faik Öztrak’ı eleştirerek, “8 yıldır elde ettiğimiz başarıları, siyasi çekişmeler, belirsizlikler, istikrarsızlıklar içinde çırpınan bir Parlamenter sistemle, ekonomide hatta ülke savunmasında bile dışa bağımlı bir Türkiye’nin gerçekleştirmesi muhtemel müydü Sayın Öztrak? Tamamen temelsiz bir şekilde eleştiriyorsunuz ya, siz iyi hatırlarsınız o eski günleri ama işinize gelmiyor doğruları söylemek. Akıbeti süresiz koalisyon hükümetleriyle, askeri ve bürokratik vesayetlerin prangalarıyla üstesinden geldiğimiz zorluklar aşılabilir miydi? Muhtemel yok aşılamazdı. En minik bir sarsıntıda, en minik bir manipülasyonda dengesini kaybeden, dışımızdaki güçlerin tuzaklarına düşürülmeye çalışılan bir Türkiye ile bu günlere gelebilir miydik? Asla gelemezdik” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’in Yüce Meclis ve halk ricası ve iradesiyle kabul edildiğini söyleyen Oktay, “Herhangi bir kimsenin yok, meclisimizin ve milletimizin irade ve kararına dayanmaktadır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kuvvetler ayrılığına dayanan bir sistemdir ve demokratiktir. Denge ve yoklama değil deniliyor. Yürütme olarak günlerdir yüce Meclisimiz önünde harcanan ve harcanacak her kuruşu kurala bağlıyor, açıklamasını yapıyor, hesabını veriyoruz. Bu bir denge teftiş mekanizması değil midir? Bu konuda sistem değişikliği öncesine kadar öbür olan nedir? Yürütmenin de yasamanın da iradesi egemen mahkemelerce denetlenmemekte midir? Yürütmenin kararları yöneticilik mahkemeleri ya da Danıştay tarafından iptal edilmemekte midir? Görevini istismar eden millet görevlileri adli yargıda yargılanmaktadır. Kanunlar anayasaya tutarsız bulunduğunda tüzük mahkemesi kadar iptal edilmektedir. bu konuda hiç mi resmi gazete okumuyorsunuz? Daha bu sabah bir kanun tekrar Tüzük Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Bunun yanında, anayasamız gerektiğinde yüce meclisimize yürütmeyi fesih yetkisi de tanımaktadır. Ülkemizde bir rejim sorunu söz konusu değildir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi rejimle yok, yürütme görevini yerine getirecek organlarla ilgilidir. Kuruluşundan bu yana rejimimiz demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkelerine dayanmaktadır. Rejim sorunu olsa olsa muhalefetin milletimizden dar, kapalı kapılar ardından hazırladığı karanlık tüzük taslaklarında gündeme gelebilir” dedi.

Muhalefetin Türkiye’nin karşılaştığı tehdit ve zorlukları algılamaktan uzakta olduğuna muhabere eden Oktay, “15 Temmuz herhangi bir terörist kalkışmanın çok ötesinde alçak bir girişimdir. Milletin itimat ettiği silahlar bir terör örgütü kadar milletin kendisine doğrultulmuştur. Bu, tarihimizde bir ilktir ve son olması için anayasanın ve yasaların emrettiği ve müsade verdiği şekilde mucizevi şartlarda çaba zarureti doğmuştur. 20 Temmuz ve sonrasındaki dönemde yapılan bundan ibarettir. O döneminde çıkarılan bütün kanun hükmünde kararnameler yüce meclisinize sunulmuş ve tarafınızdan uygun görülenler kanunlaştırılmıştır. Kullanılan tüm yetkiler, anayasada öngörülen merciler kadar ve öngörülen usullere göre yerine getirilmiştir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemimizde tek adam değil, istişare vardır, katılımcı demokrasi vardır, seri ve etkin karar alma mekanizmaları vardır” biçiminde konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle ve Kararlarıyla o kadar çok yapısal değişikliği ‘reform, icraat ve değişim’ temelli bir anlayışla uygulamaya koyan Cumhurbaşkanlığı’nın bütçesi olduğunu söyleyen Oktay, “Bütçemiz, bünyesinde barındırdığı dijital değişim ofisi ve iletişim başkanlığı gibi kurumlar ile hem halk hizmetlerini her geçen gün çoğalan şekilde dijital dünyaya taşıyan ayrıca de ülkemizin dijital mecralardaki marka değerini güçlendiren cumhurbaşkanlığımızın bütçesidir.

Cumhurbaşkanlığı bütçesi, savunma sanayi icra komitesi, yatırım ortamını iyileştirme koordinasyon kurulu, bağımlılıkla çaba yüksek kurulu, coğrafi veri sistemleri kurulu, bürokrasinin azaltılması ve dijital Türkiye koordinasyon toplantıları ile konu bazlı ve odaklı stratejik önceliklerimizi, eşgüdüm ile hayata geçiren bir bütçedir” diye konuştu.

Oktay şöyle konuştu:

“Barışı destekleme giderleri yüzde 50 oranında, hane halkına yapılan transferlerde ise yüzde 35 oranında çoğalma öngörülmüştür. Bütçeyi niye mi artırıyoruz? Kahraman Mehmetçiğimiz 780 bin kilometre vatan toprağında ve Libya’dan Suriye’ye, Bosna Hersek’ten Kosova’ya bütün gönül coğrafyamızda huzuru, güveni ölümsüz kılsın diye artırıyoruz. Dalgalandığı yerde ne nefret edilen şey ne de üzüntü bırakmayan bayrağımız, dünyadaki mazlum ve mağdurlara umut olsun diye artırıyoruz. Bu bize tarihimizin yüklediği bir sorumluluktur. Dünyanın dört bir yanına bayrağımızı ve Mehmetçiğimizi keyifle ve dualarla karşılayan mazlumlar var. Libya’da, Somali’de, Bosna’da, Suriye’de niye bulunduğumuzu anlamayanlar, bu bütçeyi niye artırdığımızı da anlayamaz. Barışı destekleme ve koruma hizmetlerine ayırdığımız her bir kuruş, Türkiye’yi bu bölgelerden kuşatmaya çalışanların gayretlerini nafile tümdengelim hamlesidir. Bundan sonradan da bu alanda gerekeni yapacağız.”

Dijital Dönüşümün sadece ulus hizmetlerinin elektronik ortama aktarılması olmadığını ve meslek süreçlerinin sadeleştirilmesini de kapsadığını aktaran Oktay, “Bu kapsamda, ‘sıfır evrak’ hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyor, bürokrasiyi azaltarak halk hizmetlerinin sunulma süreçlerini kolaylaştırıyoruz. Yürütülen çalışmalar neticesinde 2018 yılında 3,47 seviyesinde olan halk hizmeti başına düşen sıradan doküman sayısını 0,17’ye dek indirmiş durumdayız. Böylece keza millet hizmetlerinin dijitalleşmesi hem de süreçlerin sadeleştirilmesi hedeflerimize her geçen gün daha da yaklaşıyoruz. Dijital Türkiye portalına entegre olan kurum sayısının 700’e, belirli kullanıcı sayısının ise 51 milyon 732 bine ulaşması, kamuda dijitalleşmenin vatandaşlarımız kadar ne denli olumlu karşılandığını ortaya koymaktadır” şeklinde konuştu.

Borsa İstanbul’un Türkiye Varlık Fonu uhdesindeki yüzde 10’luk hissesinin Katar Yatırım Otoritesi’ne satılmasıyla ilgili değerlendiren Oktay, “Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde uluslararası yatırımcıları Türkiye’ye sürüklemek için azami çaba sarf ediyor ve aynı zamanda Türk yatırımcıların yurt dışarıya yatırım yapmalarını da destekliyoruz. Ülkemize değerinde katan dış yatırımcıları, kendi meslek insanlarımızdan ayırmadan ülkemizde meslek yapmalarını kolaylaştıracak adımları attık, atıyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisimiz, Türkiye Varlık Fonumuz, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ve Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulumuz Türkiye’ye daha fazla aracısız dış yatırım çekme yönünde çalışmalarını sürdürmektedir. Milletlerarası sermaye yatırımlarının hem yatırım yapan ülkeye keza de yatırım yapılan ülkeye hesaplı avantaj sağladığı açık bir gerçektir. Katar Yatırım Otoritesi’nin geçtiğimiz günlerde Borsa İstanbul’a iki taraflı olması, ülkemiz için bir kazanımdır ve bu işbirliği milletimize gelir olarak dönecek bir işbirliğidir. Sayın Kılıçdaroğlu bu konuda hesabı kitabı iyi karıştırmış olacak oysa; üstüne diğer taraftan gelip bu kürsüden milletimizi hatalı bilgilendirdi. Biz zaten Kılıçdaroğlu’nun hatalı hesapların uzmanı olduğunu SSK’dan biliyoruz. Kılıçdaroğlu ‘Borsa İstanbul’un karlılık oranı yüzde 52, bu kar oranı ile satın bölge fon ödediği parayı 15-20 ay daha sonra çıkaracak’ diyor.

Hangi matematik bu? 11 ay önce Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasından 122,5 milyon dolara alınan yüzde 10’luk hisse, geçtiğimiz günlerde 200 milyon dolara Katar Yatırım Otoritesi’ne devredilmiştir. Birilerinin sözcülüğünü mü yapıyorsunuz? Uzun vakit muhalefete mahküm olunca bundan böyle ayları yılları mı karıştırıyorsunuz? Onu da bilemem. Ayrıca daha önce benzer yöntemle borsa’dan Amerikalı şirket Nasdaq veya Avrupa İmar ve Yeniden Yapılanma Bankası’na yapılan hisse devirlerine hiç ses çıkarmamıştınız? Şu milletin çıkar ve menfaatlerine düşman olmayı bırakın bundan böyle; bir defa de sevinin milletimizin hayrına adımlar atılıyor diye. Bir şeyin de ucundan tutun. Bu satışı eleştirenler; ülkemize güven duyulmasından mı rahatsız oluyorsunuz? Borsa İstanbul’un uluslararası bir değerinde olarak kabul görmesini mi içinize sindiremediniz” ifadelerini kullandı.

Türkiye Varlık Fonu’nun borçluluğuna ilişkin olarak Kılıçdaroğlu’nun ‘2017’de 26 milyar liraydı, 2019’da Türkiye Varlık Fonu kısa vadeli borçları 26 milyar liradan 951 milyar liraya çıktı’ dediğini hatırlatan Oktay, “Türkiye Varlık Fonu’nun 2017 yılındaki finansal tablolarına demin bütün şirketler yok yalnızca 2 şirket konsolide edilmişti. 2018 yılında ise fon bünyesindeki diğer şirketler de TVF finansal tablolarında konsolide olarak yer almaya başladı. 2017 yılında 2 şirket varken 2018’de 13 şirketin eklenmesiyle doğal olarak fark oluşacaktır. Egemen denetçi bunu raporunda açıkca yazmıştır. Keza OECD standartlarında, borçlanmanın varlıklara oranının yüzde 20 seviyelerinde olması kabul görürken, Türkiye Varlık Fonu’nun borçluluk oranı sadece yüzde 3’tür” diye konuştu.

Yurt içinde ve dışarıda yapılan operasyonlara değinen Oktay, “Yurt içinde gerçekleştirdiğimiz başarılı terör operasyonları ile Barıştırma Pınarı, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı gibi hudut ötesi operasyonlarımızda, insansız hava araçlarımız ilk olarak edinmek üzere ulusal savunma ürünlerimiz, kahraman ordumuzun gücüne zorlama katmıştır. Bugün tüm dünyanın gıpta ile peşine düşüp takip edeceği ve Türkiye’yi dışa bağımlılıktan kurtaracak gelişmiş hava savunma sistemlerini de geliştirebiliyoruz. Hamdolsun ulusal güvenliğimizi milli teçhizatlarla sağlıyoruz. Karada Altay, Ejder ve Pars, mavi vatanda Milgem gemileri, havada Atak, Gökbey, Akıncı, Aksungur ve Anka ile, elektronik harp sistemlerinde Koral ve Soj, ülkemize gök kubbede siper olacak hava ve füze savunma projelerimiz Hisar, Korkut ve Siper ile savunma imkanlarımızın gücüne kuvvet katıyoruz. Zalimler var ya, o kalleş terör örgütleri var ya; her gün onların tepesine vatandaşlarımızın, mazlumların haklarını gözetmek için işte bu yerli ve milli teçhizatlarımızla iniyoruz. Bundan dolayı yaptırım uyguluyorlar” ifadelerini kullandı.

Son dakika haberleri... 2021 bütçe görüşmeleriSon dakika haberleri... 2021 bütçe görüşmeleriSon dakika haberleri... 2021 bütçe görüşmeleriSon dakika haberleri... 2021 bütçe görüşmeleri

Kaynak: İhlas Haber Ajansı

About admin

Check Also

Çökme riski bulunduğu için boşaltılan binanın kontrollü yıkımına başlandı

Çökme riski bulunduğu için boşaltılan binanın kontrollü yıkımına başlandı

Yıkılma tehlikesi altındaki bina Binanın kontrollü yıkılması Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın gelişi Bir …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *